Bu sabah asi msn'e girer girmez partiyi sordum.
Ben neşeli bir ses beklerken
Bir sor bin ah işit misali
Asiyenin partiden çokta memnun kalmadığını anladım.
Çünkü hala acı çekiyorum diyordu.
Bir günde mucize beklemekti benimki.
Asiyeye haklı olduğunu
Elbette ki bir günde bunun geçmeyeceğini
Bunun için zamana ihtiyacı olduğunu
Ve yapması gerekenlerden bahsettim
Asiye ölmek istiyorum diyince,
Canım sana bir yazı göndereceğim
Daha önce aynı duyguları bende yaşamıştım
O günkü duygularımı anlatan bir yazı
Lütfen oku dedim
Eski yazıyı on beş dakikalık araştırmadan sonra
Bloğumdan bulup kaydetip
Asiyeye mail geçtim
1992 yılında hayatımın ilk aşkıyla tanıştım.Bu ilişki sayısını hatırlamayacağım kadar ayrılık ve birleşmeyle yıllarca devam etti.Hayatımın en acı tecrübesinide bu ilişkideki ilk ayrılığımla yaşadım.
Ayrıldığımda dünya üzerime yıkılmış ta ben altından hiç kalkamayacakmışım gibi hissetmiştim.
Öylesine büyük bir üzüntüyü hayatım boyunca bir kez daha yaşadığımı hatırlamıyorum.
Ben o güne kadar hayatımda hiç mutsuz olmadığımı düşündüm.Sanki mutsuzluk ilk kez benim kapımı çalmıştı.Ve ben bu beklenmedik misafir karşısında oldukca tecrübesiz ve güçsüz kalmiştım.İlk günler kabus gibiydi öylesine daralmıştımki sanki ölüm dışında hiç bir şey benim acımı dindirmeyecekti.
Sonra bir gün nasıl oldu bilmiyorum intiharı düşünürken acaba dedim benim sevdiklerimden biri bu nedenden intihar ederse ben ne düşünürüm onunla ilgili.Ne hissederdim.Üzülürmüydüm,ağlarmıydım,Sonra ne üzülüp ne ağlayacağım sadece çok büyük öfke duyacağımı düşündüm.Çünkü seven insanlar sevdiklerini üzmekten çekinir.Oysa seçtiği yol ölümse bu sevmediği ve çok üzeceği anlamına gelir .
Bu fikri düşündükce ölümden uzaklaşmaya başladım.Bu kadar sevenim varken özelliklede anneme bunu nasıl yapabilirdim .Böylesine bir acıyı ona yaşatmaya ne hakkım vardı benim diye aklımdan geçirdikce yanlışlığın büyüklüğü içerisinde kendim dehşete düştüm.
Böylece bu fikrimden uzaklaşmam kendiliğinden olmuştu.Kendi kendime söz vermiştim .Hayatımda bir daha asla bu şekilde olumsuzluklara yer vermeyecektim.Daha sonra her barışmamızda yaşadıklarımın güzelliklerini gördükce şimdi intiharı seçseydim tüm bu güzellikleri yaşama şansım olmayacaktı ve ben çok şey kaçıracaktım diye geçiriyordum aklımdan.
Daha sonra defalarca ayrıldık üzülüyordum ama eskisi kadar olmuyordu.
Hayatımın en büyük acısıını tatmıştım.Ondan sonrakiler çok ufak kalıyordu.Yada ben gözümde o kadar büyütmüyordum.Artık hayatta vazgeçilmeyecek bir şey olmadığını yeri ve zamanı gelince insanların herşeyden vazgeçebileceklerini düşünmeye başlamıştım.
Ölüm konusunda çıkar yolu kendim bulmuştum.Ancak hayatımın bir çok kısmında yaşadığım olaylardaki zorlukları atlatmakta en büyük destek ailemden geliyordu.Ve bundaki en etkili kişi annem oluyordu.Annem benim için eşi bulunmaz psikologtu.Annemin son derece pozitif düşünceleri benimde kafama yerleşmeye başladı zamanla.İşin içinden çıkamadığımda ilk iş annemin yanında soluk almak ondan yardım istemek oluyordu.
Her defasında annem çıkar bir yol buluyor beni eski neşeme kavuşturuyordu.Annemin ağzından tek olumsuz bir öneri gelmiyordu.
Zamanla okuduğum kitaplarda psikolojik konulu olanları tercih etmeye başlamıştım.Ve ortaokul yıllarımda ablam sayesinde tanışmış olduğum Rudyard King in Eğer şiiri benim için son derece etkili ve yararlı oldu.O şiirde verile öğütler söylenen sözler.İnsnın tüm yaşamı boyunca başına gelecek olumlu olumsuz olaylara karşı kişinin yapması gerekenleri çok güzel şekilde anlatıyordu.Şiire bayılmıştım.O şiir beni yaşam felsefemi oluşmasında çok büyük katkı sağladı.
Öğrediklerimden anladımki olumsuz düşünmek insanı yanlışa götürüyordu.İnsanların yaşamlarında inişler çıkışlar,güzelolaylar ,kötü olaylar bir çok şey gelebilirdi.Ama bizim başımıza gelenleri nasıl karşılayacağımızdı önemli olan.İnancımızı kaybetmemek,tekrar başlayabilmek,başarabilmek,sevmek bu en önemli etken yaşamı sevmek ,yaşamdaki canlıları,nesneleri,kısacası ne kadar çok seveceğin şey varsa yaşamda o kadar zengin ve mutluluğa o kadar yakın olursun.
Sevilen şeylerin sayısı çoğaldıkca sevilmeyen şeylerin sayısı o kadar azalıyor.Buda yaşamımızı daha mutlu geçireceğimizin göstergesi oluyor.Ben yaptığım karşılaştığım her olayda elimden geldiğince güzellik bulmaya çalışıyorum.
Buluyorumda
Sevmediğim ortamlardan insanlardan uzak kalmayı yeğliyorum.Annemin bir lafı var her zaman uygulayamasamda bazen uyguluyorum çok işe yarıyor.Kötü bir şey söyleyeceğine hiç bir şey söyleme.Ancak her zaman için geçerli değil tabi .
Sahip olduğumuz şeyleri gün gelip bırakmamız gerektiğinde bırakmayı kabul edersek.
Daha az inciniriz hatta incinmez vazgeçmişliğimizin bize kazandırdıklarını düşündükce mutlu olabiliriz.
İntihar mı oda ne artık hiç bir yakınlığım yok onunla.Hayat öyle tuhafki nereden na zaman insanın ders çıkaracağı belli olmuyor.Patch Adams adlı oyundada Robin Willims ın başına gelenleri ve doktorluğu seçmesindeki nedenleri düşündükçe .İnsanın yüzü gülüyor sonuçlarına bakınca:)))))
Sizinde yaşam boyu yüzünüz hep gülsün Çaresiz dert yok. Sizi mutluluğa götürecek çözümler arayın ve bulun.
Asiyeden bir süre ses çıkmayınca.
Okudunmu asiye dedim.
Evet kitlendim dedi.
Ben kendime ne kadar zarar vermişim
Dün hastaneye kaldırdı yıldız beni
Nefes alamıyordum
Bildiğin gibi değil
Yarı baygın yatıyordum
Yıldız çok korktu.
Bir süre daha konuştuk asiyeyle bu konu üzerine
Kendini daha rahatlamış hissettim
Ara ara bana yapmama gerekenleri hatırlat dedi
Bende şimdilik bu kadar
Fazlası sıkıcı olur diyerek
Benim konularıma geçtik
Ben anlattıkca güldü asiye
:) Gülmek ona çok yakışıyordu